logo
Takip Et
TR
Kapat
  • Kurumsal
  • Hakkımızda
  • Ne yapıyoruz
  • Ne yapabilirsiniz
  • Müfredat
  • Giriş Yap
Müfredat

Fıkıh İlimleri

Fıkıh, tafsili delillerden istinbat edilmiş, amele taalluk eden şer'i hükümleri bilmektir. Müslümanların salih amel işleyebilmeleri için, Allah'ın kitabına ve Rasulü'nün (sav) sünnetine dayanan fıkıh ilimini öğrenmeleri elzemdir. İnsanlar için teşri kılınan hukuk normlarının delillerle sabit olmasının, peygamberlerin gönderilmesinin, dinlerin indirilmesinin amacı; beşeri nizamı ve uhrevi saadeti tesis etmektir.

fikih-ilimleri-doc-dr-muhammed-eymen-el-cemmal.jpg

Nitekim ayet-i kerimede yüce Allah (cc) 'And olsun ki peygamberlerimizi delillerle gönderdik; insanların doğru hareket etmeleri için peygamberlere kitap ve ölçü indirdik.’(Hadid 57/25) buyurmaktadır.

Fıkıh, insanın bütün fiil ve davranışlarını konu edinir. Varoluş gayemiz olan kulluğu öğretir, inancı yaşam biçimine dönüştürmeyi, gerek yaratıcımıza gerek kendimize gerekse insanlara karşı hak ve sorumluluk bilincini kazandırmayı ve bu bilinçte fertler yetiştirmeyi hedefler.

İslam hukukunda fakihin ulaşmaya çalıştığı içtihadi hükmün derin bir araştırma, titiz bir tahlil, ince bir kavrayışın ürünü olduğu inkar edilemez bir hakikattir. Bu nedenle ilim ehlinin fakihlerin delillerini incelemeden, gerekçelerini iyice anlamadan, görüşlerini peşin hükümle değerlendirmek doğru bir tutum değildir. Dolayısıyla ortaya koydukları hükümlerin zahirine bakarak; onların ihtilaf ve çelişki içerisinde bocaladıkları, kısır döngü içerisinde oldukları kanaatine sahip olmak fıkıh ilminin hakikati ve ilkeleriyle bağdaşmaz ve bizleri yanlışa sürükler. Fıkhi istinbatlar yapmaya yarayan kaideleri ve icmali delilleri ele alan ve dolayısıyla bu yanlışa düşmekten bizi koruyan ilim Fıkıh Usulü'dür. Fıkıh Usulü; müçtehitlerin istinbat etmiş oldukları hükümleri ve istidlal yöntemlerini tam manasıyla kavrama hususunda bizleri meleke sahibi kılmasının yanı sıra dini kaidelerin donuk, sabit, değişmez ve sosyal ihtiyaçlara cevap veremeyecek nitelikte olmadığına ispattır. Bu nedenle müstakim bir ilim talebesinin, toplumun ihtiyaçlarına çözüm üretmeye çalışan fakihlerin takip ettikleri metodolojiyi, asli ve fer’i ilkeleri, makasıdu’ş-şeria'yı, lafızların manaya delaletini, delillerin öncelik sırasını, tearuzu giderme ve tercih yöntemlerindeki görüş farklılıklarını inceleyen usul ilminde de derinlik kazanılması elzemdir.

Kevseriyye İslami İlimler Eğitim ve Araştırma Merkezi’nde, fıkıh alanında eserleri takip edilen Hanefi mezhebi; ameli mezheplerin ilki ve ele alınan hükümler açısından yelpazesi en geniş olanıdır. Ulemamız fıkıh literatürünü muhkem bir metot takip ederek tafsili meseleler ve delilleriyle zenginleştirmişler; şeriatın da göz önünde bulundurduğu insanın nefsi, biyolojik ve ruhsal ihtiyaçlarını dikkate almışlardır. Hanefi mezhebinin fıkhı ele alış şekli; şeriatın hakikatini idrak etmesi ve meseleleri anlaması noktasında ilim talebesinin ufkunu açar.

Kevseriyye İslami İlimler Eğitim ve Araştırma Merkezi'nde öğrenciler fıkıhta iki kademeli eğitim görürler:

İlk kademede meşhur Hanefi fakihi Imam Ebu’l-Huseyin Ahmed el-Kuduri’ye ait, temel fıkıh klasiklerinden Muhtasar-ı el-Kuduri'nin şerhi el-Lübab fi şerhi'l-Kitab’ı okunur.

İkinci kademede ise Hidaye olarak meşhur, Bidayetü’l Mübtedi şerhini okurlar.

Bu metinler okunurken takip edilen usul şöyledir:

  • İlk yıl Lübab metninden, ilk dönem Taharet ve Namaz bahsi, ikinci dönem ise Zekat, Oruç ve Hacc bahisleri;
  • İkinci yıl Lübab metninden, ilk dönem Ticaret, Kiralama ve Şuf'a’ya kadar olan kısım, ikinci dönem ise Ortaklık, Vekalet ve Havaleler bahisleri;
  • Üçüncü yıl yine Lübab metninden, ilk dönem Nikah ve Talak ikinci dönem ise Cinayetler, Haddler ve Kazalar bahisleri;
  • Dördüncü yıl Hidaye metninden, ilk dönem Taharet ve Namaz bahsi, ikinci dönem ise Zekat, Oruç ve Hacc bahisleri işlenir.
  • Fıkıh usulünde ise Zekiyyuddin Şaban’a ait çağdaş bir eser olan Usul-ü Fıkıh adlı kitabın akabinde Menaru’l-Envar metninin İbn Ayni'ye ait şerhi okutulur.

fikih-ilimleri-kitaplar.jpg

el-Lübab fi Şerh’il Kitab
İslam hukukçuları ve halk nezdinde ziyadesiyle itibar gören el-Muhtasar, Abdülgani b. Talib b. Hammade el-Meydani (v. 1298) tarafından, el-Lübab fi Şerhi'l-Kitab ismiyle şerh edilmiştir. Günümüzde Kuduri'nin Muhtasarı'nın şerhleri arasında en yaygın olanıdır. Eserde abdest gusül, teyemmüm, hayz, namaz, cenaze, oruç, zekât, hac, alışveriş, ticaret hukuku, şirketler, nikah, talak, hadler, kurban, yemin, şahitlik, helal ve haramlar ile feraiz gibi ibadet, muamelat, münakehat ve ukubata dair temel fıkıh meseleleri şerh edilmiştir.

el-Hidaye
el-Hidaye, Hanefi fakihi Merginani’nin Bidayetü’l-Mübtedi adlı kitabına yazdığı şerhidir. Aslında Kuduri’nin (v. 428) Muhtasar’ı ile İmam Muhammed’in el-Camius-Sağir’inin bir araya getirilmiş açıklamalı şeklidir. Osmanlı medreselerinde yıllarca ders kitabı olarak okutulan Hidaye için: “Zamanın gözleri bu eserin bir ikincisiyle sürmelenmemiştir” denmiştir. Hidaye ayrıca çeşitli dünya dillerine tercüme edilmiştir.

fikih-ilimleri-kitaplar-2.jpg

el-Veciz fi Usul-u Fıkh
Kısa ve anlaşılır eserleriyle temel İslami ilimlerin tedrisine büyük katkısı bulunan Dr. Vehbi Zuhayli’nin (v. 1436) bu eseri; ismiyle müsemma, veciz bir eserdir. İlk olarak 1994’te basımı yapılan eser halen medreselerde ve üniversitelerde fıkıh usulüne giriş kitabı olarak okutulmaktadır.

Menaru'l-Envar
Eserleriyle Hanefi ilim çevrelerinde geniş bir kabule sahip olan ve usul-u fıkhın olgunluk döneminde ilmi faaliyetlerde bulunan İmam Nesefi Ebu’l Bereke’nin (v. 710) Menaru’l-Envar adlı eseri, Hanefi usulünün en temel metinlerinden olan Pezdevi’nin Kenzü’l-Vusul adlı eserinin başarılı bir özeti mahiyetindedir. el-Menar, yazıldığı dönemden itibaren geniş bir kabule mazhar olmuş, Osmanlı medreselerinde asırlar boyunca ders kitabı olarak okutulmuş, eser üzerine onlarca şerh, haşiye, ihtisar ve nazım çalışması yapılmıştır.