Hadis İlimleri
Muhammed Mucir el-Hatib
Muhammed Mucir el-Hatib 1390/1971 yılında Şam'da, Emevi Camine hatip yetiştiren bir ailede dünyaya geldi. İlk eğitimini babası Muhammed Ebu'l Ferec el-Hatib'in gözetiminde, Emevi Camii'nde aldı. Kur'an eğitimini ve icazetini Şeyh Muhyiddin Camii'nin imamı Şeyh Muhammed Sükker'den alıp Medine-i Münevvere‘ye gitti. Orada Medine'ye dışarıdan gelen birçok alimden dersler aldı. Bu alimlerin başında kendilerinden ilmi icazet de aldığı Abdulfettah Ebu Gudde ve Ebu'l-Hasan en-Nedvi gelmektedir. Kendilerinden ders aldığı diğer bazı hocalar ise şunlardır: Şeyh Muhammed el-Haccar, Şeyh Muhammed el-Avvâme, Dr. Nureddin Itr, Şeyh Muhammed Abdullah Adeş Sınkıtî. Ailesinden bazı hocaların yürüttüğü Daru'l-Hadis en-Nuriyye müderrisliği en son kendisine tevdi edilmiş olup ayrıca bu medresenin hatipliğini de üstlenmiştir. Uzun yıllar bu medresede ve Şam’ın muhtelif mescitlerinde dersler veren Şeyh Mucir, 2012 yılında Türkiye’ye hicret etmiştir. Türkiye’de Yavuz Sultan Selim Camii ve diğer birçok üniversite ile ilim merkezinde dersler vermektedir. Talebeleri Kanada'dan Japonya'ya kadar dünyanın her tarafına yayılmıştır.

Bismillahirrahmanirrahim
Kendisine yönelenlerin hallerini yücelten Allah'a (cc) hamd, sahih yol tutanların kendisinin sünnetine varacağı Hz. Mustafa ya (sav) salat ve selam olsun.
Hadis ilmi; Hz. Muhammed'in (sav) ümmetine has kılınmış olup Allah teala onunla İslam ümmetini diğer ümmetlerden ayırmıştır. Bu sebeple de ilimlerin en şereflisi Hadis ilmidir.
- Hadis-i şerifler, Kur'an-ı Kerim'i şerh eder ve mutlak lafızlarını kayıt altına alır. Kur'an-ı Kerim, hadis-i şeriflerden bağımsız olarak anlaşılamaz.
- Hadis-i şerifler, Müslümanlar ile Rasulullah (sav) arasındaki bağdır; O'nunla bizzat beraber yaşama şerefine nail olamayan kimse, böylelikle O'nun sözleriyle yaşama şerefine nail olur.
- Hadis ilmi; İslam dininin sıhhatinin ve Rasulullah'tan (sav) geldiğinin ispatıdır.
- Rasulullah (sav) Hadis ilmi ile iştigal etmeye teşvik etmiş ve şöyle buyurmuşlardır: "Benden bir söz işitip onu ezberleyen ve onu başkalarına tebliğ eden kişinin Allah yüzünü ak etsin. Zira kendisine ulaştırılan öyleleri vardır ki bizzat işitenden daha iyi anlarlar." (Tirmizi 2657, İbn Mace, 232, Ahmed, 4157)
İslam'ın temellerinden olması hasebiyle Hadis ilmi İslam düşmanlarının oklarından en çok nasibini alan ilimdir. Binaenaleyh onu öğrenmek, öğretmek ve müdafaa etmek ümmetin en zaruri vazifelerindendir.
Bundan dolayı Kevseriyye Medresesi olarak hadis-i şeriflerin ve Hadis ilminin yayılmasına büyük bir ihtimam göstermekteyiz.
İmam Nevevi'nin Kırk Hadis (el-Erba'une'n-Neveviyye) kitabının hıfzı ve şerhi ile başlayan programımız; Kevseriyye Islami İlimler Eğitim ve Araştırma Merkezi kurulduğundan beri kesintisiz devam eden Sahih-i Buhari seması ile tamamlanmaktadır. Aynı zamanda Hadis Usulü, Tahric Usulü ve Ahkam Hadislerinin Fıkıh, Hadis ve Lügat ilimleri cihetinden incelenmesini ele alan İ'lamu'l-Enam kitabı ile hadis eğitimini muhkem bir şekilde sürdürmekteyiz.
Allah tealaya Kevseriyye Medresesi talebelerinin hadis ilminin sancaktarı olmaları, bu güzel beldenin dört bir yanına ilmin nurunu ve hidayetini ulaştırmaları için niyaz ediyorum.

Şerhu’l-Manzûmetü’l-Beykûniyye
el-Beykûniyye veya el-Manzûmetü’l-Beykûniyye adıyla bilinen risâlenin müellifi olan Ömer (Tâhâ) b. Muhammed b. Fettûh el-Beykûnî ed-Dımaşkî hakkında fazla bilgi bulunmamaktadır.
Hadis usûlüne dair otuz dört beyitten ibaret küçük bir risâle olan el-Beykûniyye, kolay ve akıcı bir üsluba sahiptir. Hadis usûlü kitapları arasında orijinal bir mahiyeti olmamakla birlikte hadis türlerini kısa ve özlü bir şekilde tarif etmesiyle dikkat çeker. Kolay ezberlenebilmesi sebebiyle de sahasında şöhret bulmuştur. Eser üzerine Abdullah Sırâcuddîn’in (v. 1422) yapmış olduğu şerh; hadis ilmine yeni başlayanların bilmesi gereken terim, kural ve konuları öğretmek amacıyla kaleme alınmış, müellifin Halep’teki es-Sâneviyyetü’ş-Şer‘iyye öğrencileri için hazırladığı ders notlarının kitap hâline getirilmiş şeklidir.
el-İdah
Tam adı el-İdah fi Ulumi'l-Hadis ve'l Istılah olan kitap, Dr. Mustafa el-Han ve Bedi' es-Seyyid el-Lahham adlı Şamlı iki kıymetli âlimin eseridir.
Bu eseri ayrıcalıklı kılan, hiçbir ilmî unsuru eksik bırakmayışı ve ibarenin kolay anlaşılır oluşudur. Ayrıca içeriği geniş tutarak verdiği misallerle de kuvvetlendirmiştir. Bunlarla birlikte eser, bu ilim dalında telif edilmiş kadim metinlerden takviyelerle zenginleştirilmiştir.
Usûlü't-Tahric ve Dirâsetü'l-Esânid
Eser Ebu Hafs Mahmud bin Ahmed et-Tahhân el-Halebî (d. 1935) tarafından kaleme alınmıştır. Müellifi; ilim talebeleri ve araştırmacıların, hadislerin kitaplardaki konumlarını, orijinal kaynaklarını bilmelerini kolaylaştıran kurallar derlemesinin yanı sıra, nebevî hadisleri tahric etmenin en açık yollarını, isnad zincirinin nasıl inceleneceğini, hadis râvilerinin tercümelerine nasıl ulaşılacağını, hadis hakkında hüküm vermenin kurallarını ve derecelerinin nasıl tespit edileceğini kitabında açıklamıştır.

el-Erba'ûne'n-Neveviyye
Eserin müellifi meşhur hadis imamı Ebu Zekeriyya Yahya b. Şeref en-Nevevî'dir. Kırk Hadis olarak tanınan bu eser; dinin esaslarına dair çoğu Sahih-i Buhârî ile Sahih-i Müslim'den seçilmiş 42 hadisi ihtiva etmektedir. Nevevî, bu çalışmayı kırk hadis derlemeye teşvik eden zayıf bir rivayete dayanarak değil Rasûlu Ekrem'in, hadisleri başkalarına öğretmeye teşvik eden buyruğuna dayanarak telif ettiğini söylemektedir. 668 yılında tamamladığı bu eserdeki hadislerin kolayca öğrenilmesi için senetlerini zikretmemiştir.
Abdullah b. Mübarek (v. 181) ile başlayıp devam eden kırk hadis çalışmaları içinde Nevevî’nin bu eseri hemen her devirde büyük kabul görmüş, muhtevası ezberlenmiş ve başta kendisi olmak üzere 40'tan fazla âlim tarafından şerh edilmiştir.
Riyâzu’s-Sâlihîn
Eser, Ebu Zekeriyya Yahya b. Şeref en-Nevevî (v. 676) tarafından telif edilmiştir. Tam adı Riyâzu’s-Sâlihîn min Hadîs-i Seyyidi’l-Mürselîndir. Hicrî 670 tarihinde tamamlanmış olup, on sekiz bölüm, 400'e yakın bâb ve 1900 civarında hadisten meydana gelmektedir. Bölümlerin ve özellikle bâbların dikkat çekici yanı her birinin sıralanışındaki fikrî insicam ve mükemmel iç düzendir. İçerdiği hadislerin büyük kısmı Buhârî ve Müslim’den seçilen Riyâzu’s-Sâlihîn, İslâm dünyasında Müslümanların el kitabı olma özelliğini korumuş, bu sebeple Kur'ân-ı Kerîm’den sonra en çok okunan kitap olduğu söylenmiştir.
